
Seyyar
Yasin Gencer, İstanbul'un kalbinde, Taksim ile Tepebaşı arasında küçük bir arabayla nohut pilavı satan mütevazı bir seyyar satıcıdır. Dedesinden miras kalan eşsiz tarif, mahallelinin gözdesi olmayı başarmıştır. Yasin'in en büyük hayali, sevgilisi Çiğdem ile ortak planladıkları lokantayı bir an önce açmaktır; ikili, bu günü iple çekerek birbirlerine kenetlenmiş yaşamlar sürmektedir. Ancak sokağın gündelik ritmi, Yasin'in bilebileceğinden çok daha serttir. Sokaklar, çeteler ve kazara bulaştığı hesaplar, pilav arabasının tekerleklerini hayallerinden uzaklaştıran bir dizi olaya yol açar. Bir anda kendini, pilav kokusunun hakim olduğu masum dünyasından, tehlikenin soğuk gölgesinde geçen bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında bulur. Aksiyon ve dram üst üste bindikçe Yasin, hangi kapıyı çaldığını, kime güvendiğini ve kimden korktuğunu yeniden öğrenmek zorunda kalır. Çiğdem'in umudu, dostlarının desteği ve dedesinden kalan tarif, korumaya çalıştığı son değerler halini alır. Seyyar; büyük şehrin arka sokaklarında, basit bir adamın hayallerinin ne kadar pahalıya mal olabileceğini anlatan, gerilim dolu bir sokak hikayesidir.




