
Yalanlar
Genç bir edebiyat öğretmeninin hayatı, tanıştığı başarılı bir cerrahla geçirdiği geceden sonra alt üst olur. Kadın, o gece iradesi dışında, zorla yaşanan bir saldırıya uğradığını öne sürer; cerrah ise suçlamayı kesinlikle reddederek her şeyin karşılıklı ve rıza çerçevesinde yaşandığını savunur. Ortada tanık yok, kesin kanıt az; iki tarafın anlattıkları birbirini tamamen yalanlar. Olayın ardından açılan hukuk süreci, iki aileyi de sarsar; eşler, anneler, yakınlar kendi taraflarını seçmek zorunda kalır. Gerçeği söyleyenin kim olduğunu bulmaya çalışan polis ve mahkeme, ifadelerin çelişkileri içinde kaybolur. Dizi, güvenin, itibarın ve adaletin kırılganlığını; küçük bir kasabanın dedikodularının insanları nasıl yıktığını gizem dolu bir yapıyla anlatır.




