
Demir Dev
Soğuk Savaş yıllarının paranoyak havası içinde, New England'da kıyıya yakın küçük bir kasabaya gökyüzünden neredeyse hiç kimse fark etmeden devasa bir yabancı iner: metal gövdeli, konuşabilen, çocuk gibi meraklı bir robot. Kasabada annesiyle yaşayan dokuz yaşındaki Hogarth Hughes, ormanda kaybolan evcil hayvanların peşine düşerken bu gizemli devin izine rastlar. İlk anda korkutucu görünse de, robotun aslında zararsız ve dizginlenemez bir merakla dünyayı öğrenmeye çalışan bir varlık olduğunu keşfeder. İkili arasında kısa sürede güçlü bir dostluk kurulur; robotun "kötü" olup olmadığını kendi seçimlerinin belirlediğini savunan Hogarth, ona bu inancı da aşılar. Ancak kasabaya yeni gelen gizemli federal ajan Kent Mansley, elektrik kesintileri ve yer bulmayan izler üzerine kurduğu şüphelerle robotun varlığını araştırmaya başlar. Bir yanda silah endüstrisinin kibirli temsilcisi, öte yanda robotu saklamaya çalışan Hogarth ve pompa sahibi serseri Dean. Gerilim büyürken, dev kendine ve dünyaya dair en önemli sorularla yüzleşir: yıkım için yaratılmış biri kahraman olmayı seçebilir mi? Duygusal derinliği, retro çizim estetiği ve çarpıcı finaliyle unutulmaz bir bilim-kurgu masalı.




