
Edge of Sanity
Henry Jekyll, karanlık bir arayışın peşinde, yasaklı maddelerin etkisiyle aklını yitirir. Zihin kontrolünün sınırlarını zorlayarak, karanlığın derinliklerine dalar. Kendisini tamamen farklı bir varlık olan Jack Hyde olarak bulur; bu yeni kimlikteki açgözlülüğü ve şiddeti onu Londra'nın alacakaranlık köşelerine sürükler. Sokaklar, gece olunca gizemli bir av sahasına dönüşürken, Hyde’ın gözleri her köşe başında tehlikeli bir tat arar. Sırtında geçmişin yükü yoktur; sadece intikam hırsıyla yanıp tutuşmaktadır. Genelevlerin gölgeleri arasında kaybolur, burada bedenlerin ruhsuz hâlleri ona birer oyun arkadaşı gibi gelir. Afyon çukurlarının derinliklerinde kaybolmuş ruhlar arasında dolaşarak kendine yeni hedefler belirler. Korku ve belirsizlik dolu anlar onun için sıradanlaşırken, Hyde’ın yüreği acımasızca çarpar. Polisin çaresizliği artarken, şehir kâbuslarla dolup taşar; çünkü bu yaratık artık av değil, avcıdır. Gecenin karanlığına karışmış olan bu çığlıkta cesaretini bulmaya çalışan herkes için kaçış yoktur. Henry’nin içindeki şeytanla yüzleşmek kaçınılmazdır; zira gün doğmadan önce son bir hesaplaşma beklemektedir...




