
Kan Dökülecek
Yüzyılın başında, gümüş madeninde sakatlanarak kariyerine son verip sondaj kuyuları peşine düşen Daniel Plainview, servet hırsıyla taşra çıkmazlarından Kaliforniya'nın verimli vadilerine uzanan yorucu bir yolculuğa çıkar. Oğlu H.W.'yi babasız bir ortamda büyüten bu açgözlü petrolcü, kendini aile babası olarak sunsa da içindeki iktidar açlığı her şeyi gölgelemektedir. Küçük bir kasabada kumaş satan Paul Sunday, arazisinde petrol sızdığını öğrenince Plainview'i satın alma teklifiyle çiftliğine çeker. Sözleşme imzalanan bölgede kuyular açılır; bir kaza sonucu H.W. işitme yetisini kaybeder. Kasabanın genç rahibi Eli Sunday, cemaatini coşturan karizmatik vaazlarıyla nüfuz kazanırken, Plainview ile aralarında nefret dolu bir güç mücadelesi doğar. Petrol zenginliği bölgeyi dönüştürür; demiryolu hakkı için rakiplerle, sahtekâr bir "kardeş"le ve kilisenin nüfuzuyla kıyasıya bir kavgaya girilir. Amerikan Rüyası'nın karanlık yüzünü gözler önüne seren bu hikâyede hırs, sadakatsizlik, inanç ve yalnızlık birbirine karışır; Plainview, her şeyi elde ederken kendi ruhundan da uzaklaşır. Paul Thomas Anderson'ın yönettiği, Daniel Day-Lewis'in unutulmaz performansıyla taçlanan bu epik dram, hırsın yıktığı bir adamın portresi.




