
Kızgın Boğa
Jake LaMotta, ringde rakiplerini ezerek yükselen öfkeli bir orta sıklet boksörüdür. Kadınlar, kıskançlık ve kontrol saplantısıyla dolu özel hayatı ise en büyük rakibidir. Kardeşi Joey'le birlikte New York'un boks çevrelerinde adını duyururken, karısına duyduğu aşırı kıskançlık ailesini ve mesleki ilişkilerini zehirler. Şampiyonluk için mafya ile pazarlık yapması gerektiğini öğrenen Jake, ilk başta direnir ama nihayetinde unvanı elde eder. Ringde yenilgiyi neredeyse kabul etmeyen adamın gerçek çöküşü, şöhretinin zirvesinden sonraki yıllarda başlar; kilo alımı, bozulan evlilikler ve yalnızlıkla boğuşurken sokak kulüplerinde komedyenlik yapmaya başlar. Martin Scorsese'nin siyah-beyaz çektiği bu başyapıt, şiddeti estetize etmeden erkek egosunun yıkıcılığını gözler önüne serer. Robert De Niro'nun rolü için büyük fiziksel değişim geçirdiği performansı, Joe Pesci ve Cathy Moriarty'nin destekleriyle birleşir. Spor filmi gibi başlayan hikâye, aslında kendini yıkan bir insanın acımasız portresidir. Kendi ağzından anlatılan anılarla örülü yapıt, şiddet, gurur ve kefaretin iç içe geçtiği nadir sinema deneyimlerinden biri olarak anılır.




