
Madde 438
Naciye, geçimini hayat kadınlığı yaparak sağlayan, iki çocuklu yalnız bir kadındır. Bir gün silah zoruyla kaçırılıp bir araba içinde dört adam tarafından tecavüze uğrar. Mahkemeye taşınan dava, beklenmedik bir biçimde ceza kanununun 438. maddesine göre görülür; bu madde, mesleği gereği fuhuş yaptığına dair kaydı bulunan kadınlara tecavüz edenlere ceza indirimi öngörür. Nitekim savcı talebine karşın sanıklar hafif cezalar alır, kısa süre sonra da serbest kalır. Karar basında büyük infaz yaratır; aydınlar, kadın örgütleri ve kamuoyu maddenin kaldırılması için imza kampanyaları başlatır. Ancak bu gürültülü mücadelenin merkezindeki Naciye hiç kimsenin aklına gelmez; desteksiz bırakılır. Mahkeme sürecinde adı, vesikalı bir kadın olarak manşetlere taşınınca temiz çalıştığı fabrikadan kovulur, çocukları yetiştirme yurduna alınır, her şeyini yitirir. Gazeteci Oktay, olayın topluma yansıyan yüzünün ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak amacıyla Naciye'ye ulaşır ve onunla samimi bir röportaj yapar. Naciye böylece yıllardır suskun kalmış acısını, öfkesini ve insanlık onurunu savunan sözlerini tüm ülkeye duyurma şansı bulur. Ümit Efekan'ın yönettiği bu dram, dönemin tartışmalı hukuk düzenini ve mağdurun görünmez kılınışını güçlü oyunculuklarla perdeye taşır.




