
Modern Zamanlar
Charlie Chaplin'in efsanevi Serseri karakterinin son kez beyaz perdeye çıktığı bu başyapıt, endüstriyel çağın insan üzerindeki baskısını hem güldürür hem düşündürür. Büyük bir fabrikada montaj hattında çalışan işçi, gittikçe hızlanan, tekdüze ve makineleşmiş iş temposu altında giderek yıpranır. Vida sıkıştırma işine odaklanmış sinirleri günün birinde dayanamaz; adam kendini bir krizin ortasında bulur ve akıl hastanesine kaldırılır. Taburcu edildikten sonra mallarda bir gösteriye yanlışlıkla karışması, polis gözünde onu kızılbaş önderi sanılmasına yol açar ve hapse düşer. Hapisten çıkan Serseri, kendisi de yoksulluk ve hayatta kalma mücadelesi veren genç bir kızla tanışır. Yetimhaneden kaçan bu cesur kız, sokaklarda kaos çıkaran sevimli bir hayduttur. İki yorgun ruh bir araya gelir ve fakir ama umut dolu bir hayal kurmaya başlarlar: küçük, sıcacık bir ev. Bunun için ikisi de bir dizi işe girer çıkarlar; garsonluk, işçilik, gece bekçiliği... Her deneme bir komedi sahnesine dönüşürken, resmi makamların baskısı da peşlerini bırakmaz. Sistemin dişlileri arasında ezilen iki küçük insanın inatçı iyimserliği, sinema tarihine geçen unutulmaz sonla taçlanan, hem acı hem tatlı bir yolculuğa dönüşür. Filmin sesli sinema çağının başlangıcında sessiz kalması bile ayrı bir manifesto niteliğindedir.




