
Monty Python ve Kutsal Kâse
Kral Arthur, Britanya'yı yeniden bir araya getirmek amacıyla Tanrı'nın kendisine gösterdiği bir işaretle harekete geçer: Kutsal Kâse'yi bulma görevi. Etrafına topladığı şövalyeler — Sir Bedevere, Sir Lancelot, Sir Galahad ve Sir Robin — soyut biçimde gösterilen siyah bir atla Kamelot'a ulaşır, ancak kalede bizi bekleyen kıyametin gerçekleşmesiyle beraber görevleri tanrısal bir emirle daha da netleşir: Kâse'yi bulmak. Bu absürt yolculukta ekip, sadece "bing" sesiyle beliren siyah şövalyeye, Fransız askerlerine, tavan arası bir cadı denemesine, ölümcül beyaz bir tavşana, eksantrik bir büyücüye ve birbirinden tuhaf testlere maruz kalan şövalyelere karşı mücadele verir. Arthur'un en büyük silahı ise kılıcı değil, hindinin vuruş sesiyle yarattığı yarım at yanılsamasıdır. Yol boyunca kameralar, zaman yolculukları ve modern polis ekibi bile hikâyeye dahil olur; filmin kendisi bile kendi kurgusunu dalga geçen bir yapıya sahiptir. Monty Python ekibinin efsanevi mizah anlayışını yansıtan bu yapım, Arthur efsanesini baştan sona dejenere eden, İngiliz komedisinin en akılda kalıcı örneklerinden biridir.




