
Olağan Şüpheliler
New York'ta gözaltına alınan beş farklı suçlu — derbeden dolandırıcıya uzanan renkli bir kadro — aynı gece silah hırsızlığı sorgusunda tanışır. Birbirlerine sinirli ama beklenmedik biçimde uyum sağlayan bu ekip, kısa sürede bir ortak intikam planı tasarlar. Ne var ki soygun girişimleri, Los Angeles'ta büyük bir suç patronuna ait bir vagonun yakılmasına kadar tırmanan zincirleme olaylara dönüşür. Bu işin peşinde asıl korkutucu güç, adı anılmasıyla bile ürperten efsanevi suç beyi Keyser Söze'dir; kimileri onun bir şehir efsanesi, kimileri ise vahşi bir gerçeklik olduğuna inanır. Kaliforniya sahillerinde beklenmedik bir gece patlayan tekne faciasının ardından acımasız bir katliam ortaya çıkar: yalnızca iki kişi sağ kurtulmuştur. Bunlardan biri, gazisi ve sakatlığıyla dikkat çeken alaycı hikâye anlatıcısı Verbal Kint'tir. Yetenekli bir federal ajan, Kint'i sorguya alır ve adam, altı hafta öncesine uzanan karmaşık bir anlatıyla olayları parça parça aktarmaya başlar. Dedektif, anlatının çelişkilerini çözerek gerçeğe ulaşmaya çalışırken, her yeni bilgi zemini kaydırır. Kimin söylediğine kimin inandığı, kimin kim olduğunu bilmesi ise film boyunca izleyiciyi koltuğuna çivileyen merkezi sorudur. Bryan Singer'ın yönettiği ve Christopher McQuarrie'nin ödüllük senaryosuyla yazdığı bu gerilim klasiği, suç dramı türünü şüphe ve kimlik oyunlarıyla ustalıkla birleştirir.




