
Ölüm Korkusu
Eski dedektif John “Scottie” Ferguson, San Francisco çatılarında bir suçluyu kovalarken meslektaşını kurtaramaz; adam boşluğa düşer. Bu trajedi Scottie’de şiddetli yükseklik korkusu bırakır ve genç yaşta emekli olmasına yol açar. Kısa süre sonra eski okul arkadaşı Gavin Elster, kendine özgü bir teklifle kapısını çalar: Gavin, davranışlarından endişelendiği genç karısı Madeleine’in gizlice izlenmesini istemektedir. Scottie işi kabul eder ve güzel ama tekinsiz kadının peşine düşer. Madeleine, kendini ölmüş bir kadının reenkarnasyonu sanıp şehrin eski mekanlarında gezinmekte, kademeleri saymakta, hatta San Francisco Körfezi’ne atlamaya kalkışmaktadır. Scottie kadını sudan çıkarıp kurtarır; ikisi arasında tehlikeli bir tutku başlar. Ancak dedektif, izlediği kadının bir oyuna alet edildiğini sezememektedir. Perde arkasında onu bekleyen plan, Scottie’yi hem baş döndüren korkusunun kenarına hem de bir aldatmacanın kalbine sürükleyecektir. Alfred Hitchcock’un ustalıklı gerilim klasiği, obsesyon, kimlik ve aşkın bulanık sınırlarını keşfederken sinema diline kattığı devrimsel kamera tekniğiyle de tarihe geçmiştir.




