
Prestij
Viktorya dönemi Londra'sı, sahne sihirbazlarının altın çağını yaşarken, iki genç illüzyonist önce arkadaş, sonra da birbirinin en büyük düşmanı hâline gelir. Bir sahne kazasının ardından kopan noktaya ulaşan Robert Angier ve Alfred Borden, rakiplerini alt etmek için hayatlarını tehlikeye atan bir rekabetin içine sürüklenir. Angier, kalabalık hayran kitlesiyle parlayan bir showman; Borden ise hilesinin sırrını kimseye açmadığı için kimsenin çözemediği, gizemli bir teknisyen. Angier, Borden'in efsanevi taşınan adam hilesine takıntı kapar. Sırrı çözmek için dünyanın öbür ucuna kadar gider, nikola Tesla'nın kapısını çalar ve geri döndüğünde elinde sahnelere korku ve hayranlık dolu bir gösteri getiren, doğaüstü görünen bir icat taşır. İkili, sahnede birbirini alt etmek için hiçbir sınırı tanımaz: kimlikler değişir, maskeler düşer, güvenilir hiçbir şey kalmaz. Her gösteri yeni bir aldatmaca, her aldatmaca yeni bir bedel demektir. Kıskançlık, ihtiras ve fedakârlığın bileşkesi olan bu amansız düello, iki sihirbaz için de yıkımdan başka çıkış kapısı bırakmaz. Christopher Nolan'ın, zaman ve örgüyle ördüğü bu gizemli dram, seyirciyi de bir sahne hilesinin içindeymiş gibi adım adım sona doğru sürükler. Sihir, gerçeğe dönüştüğünde bedeli ölümcüldür.




