
Yellow Mirror
Sarı tenli bir kasabanın sakinleri, hayatlarının televizyonda yayınlanan bir gösteri olduğunu keşfettiklerinde ortalık karışır. Bu sıradan görünen topluluk, her hareketlerinin kameralarca kaydedildiğini ve yıllardır milyonlarca izleyiciye eğlence olarak sunulduğunu öğrenince hem şok hem de baş döndürücü bir ilgiyle karşı karşıya kalır. Kimileri bu yeni şöhretin tadını çıkarıp spot ışıklarının altında kalmak isterken, kimileri de kendi hayatlarının kontrolünü yeniden ele geçirmenin yollarını arar. Ailenin en asi üyesi, bu distopik düzenin perde arkasındaki sırrı çözmek için harekete geçer. Onun peşine takılan bir grup, ekranların ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak üzere tehlikeli ve bir o kadar da komik bir yolculuğa çıkar. Yol boyunca teknolojinin gölgesinde kaybolmuş kimlikler, mahremiyetin sınırları ve eğlencenin gerçek maliyeti üzerine düşündürücü ama kahkahalarla dolu karşılaşmalar yaşanır. Kasaba halkı, hem kendi geleceklerini hem de izleyicilerin beklentilerini dengelemeye çalışırken, beklenmedik dostluklar kurulur ve aile bağları sınanır. Animasyonun renkli dünyasında bilim-kurgu gerilimi, taşlama dolu bir mizahla harmanlanıyor. Sonunda herkes şu sorunun cevabını arayacaktır: Gerçek hayat mı daha değerli, yoksa ekrandaki yansıma mı?




